Fresh Kelimesinin Türkçesi

İngilizce Türkçe Sözlük

fresh
adj. taze, günlük, yeni, körpe, temiz, giyilmemiş, ışıl ışıl, hayat dolu, serin, canlı, zinde, dinç, arsız, küstah, yüzsüz
fresh
taptaze, taze taze
fresh
serinlik, denize dökülen akarsu
fresh air friend
temiz hava delisi
fresh fuel
Bilim taze yakıt
fresh fuel element
Bilim taze yakıt elemanı
fresh of the day
sabah serinliği
fresh paint
ıslak boya
fresh water
tatlısu