In Kelimesinin İngilizcesi, Almancası ve Türkçesi

İngilizce Türkçe Sözlük

in
adj. içeride, moda, evde, yerinde, iç, gelmiş olan, tutulan, iktidarda olan
in
adv. içinde
in
prep. de, da, içinde, içine, halinde, olarak, içeriye, içeri
in
siz, sız
in
Medikal/Tıp 1. -in içinde, üzerinde, -e doğru anlamında önek. , 2. 'olmayan' anlamında olumsuzluk öneki.
in
Medikal/Tıp 1. Olumsuzluğu ifade etmek üzere kullanılan önek; 2. İçinde, içine anlamına önek.
in a bad condition
kötü durumda
in a body
hep birlikte, hep beraber, tek vücut olarak
in a class of one's own
türünün en iyisi, eşsiz, benzersiz
in a couple of minutes
birkaç dakika içinde
in a day or two
bir iki gün içinde
in a daze
şaşkınlıkla, şaşkınlık içinde, sersemlikle
in a flash
bir anda, aniden, birdenbire, kaşla göz arasında
in a friendly manner
dostça
in a glow
kor halinde, ateşli, hararetli, coşkulu

Türkçe İngilizce Sözlük

in
den, lair, cave, hole, burrow, couch, earth, haunt
ın
of
in hali
genitive case, genitive, possessive

Almanca Türkçe Sözlük

in
içinde, -de/-da; içine, -e/-a
in absehbarer Zeit
yakın zamanda
in Abseits stellen
gölgede bırakmak
in allen Einzelheiten
bütün ayrıntılarıyla
in aller Eile
çarçabuk, acilen, yangından mal kaçırır gibi
in aller Öffentlichkeit
alenen, göz önünde
in aller Stille
sessizce, gizlice
in allgemeinen
genellikle, genel olarak
in Anbetracht
bakımından, açısından, göz önüne alınırsa
in anderen Umständen sein
gebe olmak, bebek beklemek
in ärztlicher Behandlung sein
tıbbi tedavi görmek
in bar
peşin
in Bausch und Bogen
toptan, götürü
in Begleitung von
eşliğinde, refakatinde
in Bereitschaft sein
hazır olmak¡

Türkçe Almanca Sözlük

in
Bau [der], Höhle [die], Lager [das]
in hali
Genitiv [der]