Para Kelimesinin İngilizcesi, Almancası ve Türkçesi

İngilizce Türkçe Sözlük

para
n. paraşütçü asker, paragraf
para
Medikal/Tıp ' Yanında ' anlamında önek; bazen ' peri' ile aynı anlamda kullanılır.
para
Medikal/Tıp 1.Bir veya daha fazla doğum yapmış olan (çocuğu olan) kadın; 2. Benzol halkasında birbirine karşı mevkide bulunan elementlerin durumu.
para-agglutinin
Medikal/Tıp Kısmi aglütinin.
para-anesthesia
Medikal/Tıp Vücudun alt kısmının uyuşması.
para-aortic
Medikal/Tıp Aortanın yanında bulunan.
para-appendicitis
Medikal/Tıp Apandis civarında peritonla örtülü olmayan kısımların iltihabı.
para-oespohageal
Medikal/Tıp Yemek borusunun yanında yer alan.
para-urethral
Medikal/Tıp Uretra yakınında yer alan.

Türkçe İngilizce Sözlük

para
monetary, pecuniary
para
coffers, money, cash, shekels, currency, shiners, coin, boodle, brass, bread, Chink, chip, dough, ducat, dust, funds, green, Jack, kale, lolly, lucre, filthy lucre, means, purse, rock, sugar, tin, wherewithal, pay dirt, rhino, oof
para babası
Croesus
para basan kimse
coiner
para basımı
note press
para basma
coinage, mintage
para basmak
coin money, coin, mint, counterfeit
para bastırmak
coin
para biriktiren kimse
saver
para biriktirmek
save up
para biriktirmek (için)
make up a purse for
para birimi
Bilgisayar currency
para birimi olarak kullanımına son vermek
demonetize
para birimi simgesi
Bilgisayar currency symbol
para birimini yeniden değerlendirme
revalorization

Türkçe Almanca Sözlük

para
Geld [das], Groschen [der], Heller [der]; Währung [die]
para babası
steinreich
para babası olmak
Geld wie Heu haben
para basma
Prägung [die]
para basmak
prägen
para bozmak
para canl
para çantası
Geldtasche [die], Portemonnaie [das]
para çekmek
para dökmek
para cezası
Buße [die], Bußgeld [das], Geldstrafe [die], Strafe [die]
para cüzdanı
Geldbeutel [der], Geldbörse [die]
para etmek
fruchten
para iadesi
Rückvergütung [die]
para ile değil
spottbillig
para kasası
Geldschrank [der], Tresor [der]
para kesesi
Börse [die], Geldbeutel [der], Geldbörse [die]