Sinir Kelimesinin İngilizcesi ve Almancası

Türkçe İngilizce Sözlük

sinir
nervous, neural
sinir
nerve, sinew, temper, fury, tantrum, pet
sınır
frontier
sınır
border, frontier, borderline, boundary, limit, borderland, bound, bourn, bourne, butting, circumscription, compass, confine, deadline, line of demarcation, extreme, extremity, limitation, March, pale, purlieu, skirting, stint, verge, watershed
sınır
Bilgisayar border , boundary , limit
sinir ağı
plexus
sinir ağrısı
neuralgia
sınır alayı
borderers
sinir ameliyatı
neurotomy
sinir biçimi
nervation, nervature
sınır bölgesi
borderland, March
sınır boyu
borderline
sinir bozmak
irritate, annoy, get on one's nerves, make angry, bother, unhinge
sinir bozucu
irritating, nerve-wracking, nerve-racking, frustrating, infuriating, itching, pesky
sinir bozucu önemsiz şey
pinprick

Türkçe Almanca Sözlük

sinir
Faser [die], Jähzorn [der], Nerv [der]
sınır
Grenze [die], Scheide [die]
sinir argınlığı
Nervenschwäche [die]
sınır bölgesi
Grenzgebiet [das]
sinir bozucu
nervenaufreibend, nervtötend
sinir bozukluğu
Nervenzusammenbruch [der]
sınır çizgisi
Demarkationslinie [die], Grenzlinie [die]
sınır çizmek
abgrenzen
sınır dışı etmek
ächten, jdn des Landes verweisen, abschieben
sinir hastası
nervenkrank
sinir krizi
Nervenzusammenbruch [der]
sinir küpü
r Nervenkrieg.
sinir savaşı
s Nervensystem.
sinir sistemi
Nervensystem [der]