Small Kelimesinin Türkçesi

İngilizce Türkçe Sözlük

small
n. arka, dar kısım
small
adj. küçük, mini, ufak, minik, az, ufak tefek, küçücük, ufacık, basit, sıradan, önemsiz, fakir, zayıf, hafif, mütevazi
small apartment
küçük ev
small arms
hafif silâhlar, hafif silahlar
small beer
önemsiz kimse, değersiz şey, önemsiz şey, önemsiz sözler
small bowel
Biyoloji ince barsak
small capital
küçük puntolu büyük harf
small capitals
küçük puntolu büyük harfler
small chance
bozukluk
small change
bozuk para, önemsiz kimse, önemsiz sözler
small children
küçük çocuklar
small clothes
kısa pantolon, iç çamaşırı, çocuk elbisesi
small core
Bilim küçük kalp
small craft
kayık, sandal
small drum
dümbelek