Top Kelimesinin İngilizcesi, Almancası ve Türkçesi

İngilizce Türkçe Sözlük

top
n. üst, tepe, uç, doruk, tepe nokta, zirve, baş, üst parça, kapak, topaç
top
v. kapamak, üstünü kapamak, geçmek, aşmak, alt etmek, birinci olmak
top
adj. üst, en yüksek, en iyi, tepe
top a class
sınıf birincisi olmak
top a hill
tepeye çıkmak
top a tree
tepesini budamak
top boot
çizme
top dog
kazanan, galip, patron, şef
top-down design
Bilgisayar tepeden tabana, yukaridan asagi tasarim
top drawer
üst çekmece, kalburüstü tabaka, sosyete sınıfı
top dressing
serpme gübre, serpilen şey (yol vb.)
top hat
silindir şapka
top heavy
havaleli, aşırı yüklü, aşırı değerlenmiş, aşırı sermaye ihraç eden
top hole
seçkin, en iyi
top kick
en kıdemli başçavuş

Türkçe İngilizce Sözlük

top
ball, globe, knob, roll, cannon, gun, pellet, scoop, bun, poof [sl.], pouf [sl.], pouffe [sl.], queen [sl.], fagot [sl.], faggot [sl.], fairy [sl.], pill
top ağzı
muzzle
top arabası
gun carriage
top arabası mahmuzu
spade
top arabası ön parçası
limber
top arabasına ön parçayı bağlamak
limber up
top atan oyuncu
bowler
top ateşi
gunfire, cannon shot, shellfire, drum fire
top atışı ile selâmlama
salvo fire, salvo
top atışları (kutlama)
feu de joie
top atmak (kriket)
field
top (bowling vb.)
bowl
top gibi
like a ball, conglobate, rotund
top gibi olmak
round out
top gibi yapılmak
conglobate

Türkçe Almanca Sözlük

top
Ball [der]; Kugel [die]; Ballen [der]; Kanone [die], Geschütz [das]
top ateşi
Geschützfeuer [das]
top oynamak
Ball spielen
top oyunu
Ballspiel [das]
top yapmak
ballen