Yüksek Kelimesinin İngilizcesi ve Almancası

Türkçe İngilizce Sözlük

yüksek
raised high, elevated, exalted, high, highrise, lofty, loud, spheric, stately, superior, tall; buoyant, penetrating, penetrative
yüksek
acro, hyper
yüksek
above, over
yüksek
clarion
yüksek
Bilgisayar high
yüksek ateş
high fever, pyrexia, pyrogen
yüksek ateşim var.
I have a fever.
yüksek atlama
high jump, pole jump, pole vault, vault
yüksek atlama sırığı
vaulting pole
yüksek atlama yapmak
pole jump, pole vault
yüksek atlamacı
pole jumper, pole-vaulter
yüksek başarımlı kütük sistemi
Bilgisayar high performance file system
yüksek basınç
barometric maximum
yüksek basınçlı
high pressure
yüksek basınçlı atmosfer kütlesi
anticyclone

Türkçe Almanca Sözlük

yüksek
hoch, obere(r, s), erhaben, groß, happig; (ses) laut
yüksek atlama
Hochsprung [der]
yüksek basınç
Hochdruck [der]
yüksek basınç merkezi
Hoch [das]
yüksek bölge
Hochland [das]
yüksek dereceli
hochgradig
yüksek fırın
Hochofen [der]
yüksek gerilim
Hochspannung [die]
yüksek gerilimli akım
Starkstrom [der]
yüksek maaş
Bombengehalt [das]
yüksek maaşlı
hochdotiert
yüksek mühendis
Diplomingenieur [der]
yüksek öğrenim
s Studium.
yüksek öğrenim yapmak
studieren.
yüksek sesle
laut